vBMaster.Org Seo Yarışması Başladı !

vBMaster.Org yönetimin düzenlediği vBMaster.Org Seo Yarışması başladı.

Ayrıntılı bilgi : http://www.vbmaster.org/vbm-seo-yarismasi-t1540.html

Kiyamet Kopsa Medya bunu nasil duyururdu?

Sabah: Biz Öldük! Zaman; Kiyamet koptu (A.A)

Dünya Gazetesi: IMKB'de endeks bir daha yükselmeyecek.

Hafta Sonu: Ayhan Isik ile Hülya Avsar gizlice bulustular

Erkekçe: Ayin hurisi

CHA: Abi, cehennemden alev görüntüleri var elimizde...

Metro Hipermarket Bülteni: Gerçekten Son Indirim

Fanatik Gazetesi: Bu maçin galibi yok!

Hürriyet, Ertugrul Özkök: Iyimserligi elden birakmayalim, hiç olmazsa cehennemde isinmak için yakit parasi yok!

Haberturk.com: ANALİZ: Kıyametin kopmasının Ankara ile irtibatı araştırılmalıdır.

Milliyet, Meral Tamer: Zebaniler, delik kazanlarin üreticisini Seytan'a sikayet etti.

Bilim Teknik: Evren hakkinda bütün bilmediklerimiz...

Oyun dergisi: Game Over

Elle: Yargi gününde aninda 10 kilo verin!

Para: Kiyametten kar yapmanin 100 yolu

Star Gazetesi: Sok! Kandirildik, Seytan aslinda iyiymis!

Show TV, Reha Muhtar: Sayin Zebani, kazanlarin yaninda terlemiyor musunuz?

ATV, Hakan Aygün: Mahser yerinde fordçuluk çok yaygin, izliyorsunuz sayin seyirciler, biyikli bey, nasil arkasaflarda çalisiyor...

Kanal 6: Izliyorsunuz sayin seyirciler, kazanlarin içi bir volkan gibi, insanlar bagris çagris yaniyor, kizariyor...

Aktüel: Mahser günü yaninizda olmasi gereken 2 sey:Sevaplar ve Isiya dayanikli elbise

Auto Show: Sirat köprüsünde saniyede 100 kmye ulasan son model arabalar

Arena, Ugur Dündar: Cennete rüsvetle kaçak giren günahkarlarin tüyler ürpertendosyasi

Basbakanlik, Basin ve Halkla Iliskiler Dairesi: Devletimiz, bütün yaralari saracaktir!

Bizim İnsanımız :)

1."Nerelisin ?" sorusuna cevap aldiktan sonra otomatikman "icinden mi?" DİYE
sormak.
2. Amca, hala, dayi, teyze, gorumce, kayinco, eniste, elti, bacanak,
kaynana, kayinpeder, baldiz, yenge, amcaoglu, halaoglu, dayioglu, vb. gibi
akrabalik terimleri.
3. Gelin-Kaynana cekismesi.
4. Sigarayi coraba veya kulak arkasina koymak.
5. Dugunlerde, eglencelerde, toplantilarda, vb. icip icip olay cikartmak.
6. Kurufasulye-pilav-cacik, at-avrat-silah, devlet-mafya-polis,
metin-ali-feyyaz, karpuz-peynir-ekmek, vb. gibi uclemeler.
7. Yuruyus veya dolasma esnasinda eline tesbih, deynek, sopa, vb. almak.
8. Yabanci dil ogrenirken once kufurleri ogrenmek, yabancilara turkce
ogretirken once kufurleri ogretmek.
9. Yolculuk esnasinda yanindakine "Yolculuk nere hemserim?" diye sorarak
muhabbete baslamak.
10. Cirak-kalfa-usta iliskisi.
11. Buyuklerin yaninda sigara icmemek, bacak bacak ustune atmamak.
12. Mektuplarda "buyuklerin ellerinden, kucuklerin gozlerinden" opup
"kestane kebap, acele cevap" beklemek.
13. Kendini tanittiktan sonra diger yarismaci arkadaslara basarilar dilemek.
14. Japonlari kastederek "adamlar yapmis abi!" demek.
15. Ortaokul ve lisedeki ani-hatira defterlerine yazarken "bana kalbin kadar
temiz bu sayfayi ayirdigin icin... " diye baslamak.
16. "Bizim askerdeyken bir cavus vardi..." diye baslayan askerlik anilari.
17. Utu utulemek, su sulamak, boya boyamak, uyku uyumak, yangin yanmasi, olu
olmesi, vb. gibi dumur yaratan deyimler.
18. "Geldiniz mi?" veya "Siz mi geldiniz?" gibi gereksiz sorular.
19. "Kim O?" sorusuna "Ben!" diye cevap vermek.
20. Telefonu acan kisiye kendini tanitmadan "orasi neresi?" veya "sen
kimsin?" gibi sorular sormak.
21. Neredeyse herkese, herseye takma isim bulmak.
22. Misafir gelince hemen cay suyu koymak.
23. "Senin paran burda gecmez!" deyip karsidakinin eline sarilmak.
24. Paralari cuzdana veya cebe koyarken Ataturklerin ayni tarafa gelmesine
dikkat etmek
25. Dugun, lokanta, vb. gibi yerlerde masalari birlestirerek oturmak.
26. Buyuklerin "biz sizin yasinizdayken..." diye baslayan serzenisleri
27. Dugunlerdeki taki merasimleri.
28. Otobus, ucak, hastane, vb. gibi cep telefonu kullanmanin yasak oldugu
yerlerde gizli gizli cep telefonu ile konusmak.
29. "Hamili kart yakinimdir!."
30. Yuzsuzce rusvet istedikten sonra abartip "Helal et!" demek
(yasanmistir).
31. Bir ise basvururken muhtardan onayli ikametkah, fotograf, nufus cuzdani
sureti, noterden onayli diploma fotokopisi, askerlik belgesi, vb. gerekmesi.
32. Kiz kacirma, baslik parasi.
33. Yerlere tukurmek.
34. Hiç anlamadigimiz konularda ahkam kesmek.

En Baba Geyİkler :)

Okuyun ama sakın yapmayın

Abi, bazen bir iş yaparken, ben bu ani daha önce yaşamışım gibi oluyor, sana da oluyor mu abi. Yaa inanmazsın en küçük detayına kadar aynı, kuran çarpsın abi...

iki gözüm önüme aksın Haliç'in altında çil çil altın varmış. Japonlar gelmiş, biz bunları çıkartırız ama altınların yarısı bizim olur demişler. Büyüklerimiz kabul etmemiş tabii...

(Camel sigara paketine bakarak) Fırtına çıksa, arkadaki piramite mi sığınırsın, yoksa palmiyenin antına mı?"... "Arkada saray var olum, salaksın lan sen! Deveye binip saraya gitcen !

Bundan yıllar önce Pink Floyd'un gitaristi David Gilmour Bodrum'a gelmis. Sahilde gençlerle takılmış, hep beraber Wish you were here'i söylemişler. Benim hala oğlunun arkadaşı da ordaymış, o söyledi...

Fransa'da saraylarda bile tuvalet yokken bizde varmış. Fransızlar kıçlarını bile silmez, hep bok kokarlarmış. Bu yüzden parfümü icat etmişler. işin aslı böyle yani anladın mı ?..

Benim dedem acayip zenginmiş. Fazla mal göz çikarır demişler, fakir fukaraya yardım etmişler. Eee, kumar falan da var tabii. Simdi Sabancı'yı cebimizden çıkartırdık diyorum yav! Şimdi 500 milyarı sadaka diye verirdim ben kuran çarpsın !

Hiç unutmam bizim bölükte bir Ahmet Başçavuş vardı. Allah seni inandırsın enseye tokat göze parmak muhabettimiz vardı. Çok samimiydik kendisiyle. Mıntıka temizliği filan olduğu zaman, aynen firardaydım tabii...

Top Secret filmini seyrettin mi? Haa, hani orda bi sahne vardı, adam lokantaya gittiğinde arka planda kravat ölçüsü diye adamin boy ölçüsünü alıyor cenaze levazımmatçıları. Ulan kimse de görmemiş o espriyi iyi mi !

Dün akşam bizim kayınçoyla çıktık balkona. Mehtaptı, karıydı kızdı derken 5 büyük devirmişiz. Kayınço bir büyüğün yarısında zom oldu, kalanı ben içtim. Kalktım, daha var mı diye aranıyom, olsa içcem !

Elvis Presley ölmemiş koçum. Şöhretten bıktığı için saklanmış. Amerika'da alışveriş yaparken görmüşler, acayip yaşlanmış herif...

Küçükken saçlarım uzun ve kıvırcıkmış. Altın sarısıymış, lüle lüle omuzlarıma dökülüyormuş. Bigün sokakta beni kız sanmışlar, annem de n'apsın kestirmiş tabii!"... "Sen kime ipne diyosun lan, saçımı kestirmiş saçimi !

Kemal Sunal gerçek hayatta hiç gülmezmiş, çok uğraşıyorlarmış ama nafile. Bi nevi hastalik abi. Herkesi güldürüyo, kendi gülemiyo. Bak Allah'ın işine...

(Aylardan Mayıs) E abi, yılbaşında n'apıyoz ?

Su karşıdaki evin altında yatır varmış. Ev sahipleri her gece kapının önüne havlu asarlarmış. Sabah kalkıp bakınca bi de ne görsünler havlu ıslak. Ermiş kişi gelip abdest alıyormuş meğerse... Belediye bi kere bu evi yıkmaya geldi, topu çarpıldı yeminle...

Bu karikatüristler her hafta bu kadar espriyi nerden buluyo ya... Lan heriflerin muhabbeti ne komiktir. Bi saat yanlarında kalsan işersin altına...

Nayk'in (Nike) son çıkan modelini gördün mü? Ayakkabının yanında düğmeler filan var, basınca en az 3 metre zıplıyosun...

Abicim bizim memlekette yollar neden virajli biliyor musun? Bilmezsin, nerden bilecen. Cumhuriyet'in kuruldugu yıllarda bu yolların ihalesini Fransızlara vermişler ve adamlarla kilometre hesabı anlaşmışlar. Herifler de uyanik tabii, yolları uzattıkça uzatmışlar. Ne olmuş? Hem herifler paranın damına koymuşlar, hem bizi de döndürüp dolandırıyorlar. işin aslı böyle !



Olum bu kediler manyak yaratıklar lan... Mesela kediden bıktın, götürüp atıyosun Kartal'a Pendik'e, aradan onbeş yirmi gün geçiyo, bakıyosun kapıda... Olum boğazi falan geçip geri geliyolar nası yapıyolarsa...

Nah aha şuraya yazıyorum, bundan sonra sana kötü gözle bakanın gözü çıksın. Dünya ahret bacımsın artık Şükran...

Aslında yakışıklı çocuksun oğlum sen, fotorafta filan tipsiz çıkıyosun. Fotojenik diilsin yani... Bak bir yerden duydum bir sosyete fotorafçısı varmış. Allıyomuş, pulluyomuş, acayip güzel gösteriyomuş adamı...

Allahtan bu gece kararında içtik abi. Bir duble daha içsek sarhoş olurduk vallaha...

Sizin jenerasyonda iş yok oğlum. Benim zamanımda yanımdan karı kız eksik olmazdı. Sinemanın bir kapısından biriyle girer, diğer kapısından berikiyle çıkardım. Hem doğrusu da böyle zaten. Gençken her boku yiyeceksin, hayatını yaşayacaksın ki temiz bir aile kızı ile evlendikten sonra gözün dışarda kalmasın. Di mi evladım ?...

Abi ne varsa eskilerde var, ne çok şey biliyorlar şaşarsın. Dedem geçen gün anlattı, eskiden bir kış İstanbul Boğazı tamammıyla buz tutmuş. insanlar karşıdan karşıya yürüyerek geçmişler. Bilmediğimiz ne çok şey var görüyo musun ?...
__________________

Duvar Yazilari

Papağanımı konuşması için terörle mücadeleye verdim. Sonuçtan memnunum.
- İnsanlar üçe ayrılır. Sayı saymasını bilenler ve bilmeyenler
- Yüce şeytan sen bizim sevaplarımızı bağışla.
- Öldürdüğü insan 8 dil biliyordu. Toplu katliamdan yargılandı.
- 1959 yılında içilen kahvelerin hatırı dolmuştur. İlgilenenlere duyurulur.
- Mozomlar ikiye ayrılır. Kibarmozomlar ve kromozomlar
- Yuvayı dişi kuş yapar ama masrafları erkek kuş karşılar.
- Asansör bozuktur. En yakın asansör karşı apartmandadır.
- Çok büyük bir atletti. Hayatı boyunca dereceye girmeye çalıştı. Sonra hasta oldu. Derece ona girdi.
- 68 kuşağından mısınız? yoo hayır 80 sonrası büyüdüm. Alacakaranlık kuşağındanım.
- Gençler deneme- yamulma yöntemiyle yetiştiriliyor.
- Oturduğu yerden başarıya ulaşan tek şey tavuktur.
- Benim için hayatta 8 önemli şey vardır. Pamuk prenses ve 7 cüceler.
- Köpeğiniz çok büyük.Cinsi nedir bunun? - Aslan
- Süpermanda uçuyor ama kimse ona kuş beyinli muamelesi yapmıyor.
- Ölüm korkusu sürekli değil mezarda biten geçici bir korkudur.
- Kaptan pilotunuz konuşuyor: Çıkarın beni bu kaptaaaaaaannnn!!!!!!!!!
- Başına gelenlerin daha korkuncu da olabilir. Mesela...Benim başıma da gelebilirdi.
- Sol kulağını kapatırsan sağ duyulu olursun.

Son 1 saatiniz ve tek kişiyi arama hakkınız var

Selam arkadaşlar.işte size bir soru;

size dense ki hayatınızın son bir saati içindesiniz ve sadece bir kişiyi arama hakkına sahipsiniz.
kimi arar ve ona ne derdiniz?
1)sevgilinizi mi arardınız
2)aileden biri mi yoksa
3)sevdiğinizi söyleyemediğiniz kişiyi arayıp ona açılmak mı olurdu kararınız acaba?
belki de sizin daha farklı fikirleriniz vardır.

İşte Erkeklerin Birer Melek Olduğunun Kaniti

Bir gün ormancının biri dalları nehrin üzerine sarkan ağacın
dallarını keserken baltasını suya düşürür. 'Aman tanrım'
diye
bağırdığında bir peri belirir ve 'Ne diye bağırıyorsun?' der
>Ormancı baltasını suya düşürdüğünü ve yaşamını sürdürebilmek
için o
baltaya ihtiyacı olduğunu söyler. Peri suya dalar ve elinde
bir
altın balta ile tekrar belirir. 'Baltan bu muydu?' diye sorar.
>Ormancı 'hayır' diye cevaplar. Peri suya tekrar dalar ve bu
sefer
elinde gümüş bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar:
'Baltan bu
muydu?' Ormancı yine 'hayır' diye cevaplar. Peri suya
tekrar
dalar ve bu sefer elinde demir bir balta ile tekrar belirir ve
yine
sorar: 'Baltan bu muydu?' ormancı 'evet' der. Ormancının
dürüstlüğü
perinin çok hoşuna gider ve baltaların üçünü de kendisine
verir.
>Ormancı mutlu bir şekilde evine döner.
>Bir zaman sonra ormancı eşiyle birlikte nehir boyunca yürürken
karısı suya düşer. Ormancı 'aman tanrım' diye bağırır. peri
yine
belirir ve sorar.'ne diye bağırıyorsun?' Ormancı 'karım suya
düştü
der. Peri suya dalar ve Jennifer Lopez ile birlikte geri
döner.
>'Senin Karın bu mu?' diye sorar. Ormancı 'evet' der. Peri
sinirlenmiştir. 'Yalan söylüyorsun. Gerçek bu değil' der.
> Ormancı 'özür dilerim peri, ortada bir yanlış anlama söz
konusu. Eğer Jennifer Lopez için hayır deseydim bu sefer
> Catherine
Zeta-Jones ile geri dönecektin, ona da hayır deseydim karımla
dönecek ve her üçünü de bana verecektin. ben fakir bır adamım
ve üç
karımın sorumluluğunu taşıyabilecek durumda değilim.
> Jennıfer
Lopez'e evet dememin sebebi budur.
> Bu hikayeden alınacak ders :
> Ne zaman bir erkek yalan söylüyorsa bunun iyi ve saygın bir
> nedeni
> vardır ve bu başkalarının yararı içindir.
> ' Kendileri için birşey istiyorsalar ekmek çarpsındır
> >>>>=)))
__________________

en ii 10 mutsuz ewlilik esprisi

En iyi 10 mutsuz evlilik esprisi

Efendim mutlu evlilik için bir sürü ipucu verdik, bir yığın uzman görüşü yayınladık ama yine de ortalık mutsuz evli kaynıyor. Biz de birazcık onların sesine tercüman olalım istedik.

İşte mutsuz evliliklerin doğurduğu esprilerden bir demet:

1.

Evli erkeklerin psikolojisi arkadaşlarla lokantaya gitmeye benzer. İstediğin yemeği sipariş edersin sonra yanındakinin istediği yemeği görüp: "keşke onu isteseydim" dersin.

2.

Bir davette bir kadın arkadaşına sorar: "Alyansını yanlış parmağına takmıyor musun?"

Diğeri cevap verir: "evet yanlış adamla evliyimde ondan"

3.

Bir adam evlenene kadar eksik sayılır evlenince tam bitmiş olur....

4.

Bir genç babasına sorar: "Baba evlenmek kaça malolur?"
Baba cevap verir: "bilmiyorum oğlum,ben hala ödüyorum."

5.

Adam anlatıyormus: "Evlenene kadar mutluluğun ne olduğunu bilmezdi, sonra da geç oldu."

6.

Yeni evlenmiş bir adam mutlu ise nedenini hemen anlarız. On yıllık bir adam mutlu ise nedenini merak ederiz!

7.

Evliliğin ilk yılında adam konuşur kadın dinler, ikinci yılında kadın konuşur adam dinler, üçüncü yılında her ikisi de konuşur, komşular dinler.

8.

Bir kavgadan sonra kadın kocasına bağırır: "Seninle evlendiğimde tam bir aptalmışım."

Adam cevap verir: "evet çok aşıktım farkedemedim."

9.

Bir adam gazeteye ilan vermiş: "eş arıyorum"
Ertesi gün yüzlerce mektup almış.Hepsi aynı şeyi söylüyormuş:
"benimkini alabilirsin."

10.

Bir adam karısına arabasının kapısını tutuyorsa emin olabilirsiniz...
Ya arabası yenidir ya da karısı!.

vB-Hacker.Com Kapandı !

mrb arkadaşlar hepmizin bildiği vBulletin destek ve yardımlaşma platformu olan vB-Hacker.Com kapandı. Site kurucusu olan BuRaCH sitenin anasayfasında aşağıdaki yazıyı yerleştirmiş.


vB-Hacker.com Kapatılmıştır..
Ben gecemi gündüzümü verdim bu site için .Sabahalra kadar uyumadım..Sorun olduğu zaman içime dert oldu. Ama bu kadar emeği Mahvedenler sevinsinler şimdi. Hepinize Şimdiye kadar bize verdiğiniz destek için Teşekkür ederiz.. BuRaCH -- vB-Hacker.com Kurucusu

Drawspace

\

drawspace çizim dersleeri veren bir site. başlangıç, orta seviye ve ileri seviye olmak üzere çizim örnekleri sunarak çizim becerinizin gelişmesine destek oluyor.

\

üyelerin kendine ait galerileri ve bir de forumları bulunuyor.

çok çeşitli obje ve canlı çizimlerini içeren site , konuyla ilgili arkadaşlara yardımcı olur umarım.

10 Farklı Klavye Tasarımı

Şu adreste birbirinden ilginç 10 adet klavye tanıtılmış, dilim döndüğünce çevireyim istedim:

  • 1. The Combimouse
    \

    resimde gördüğünüz klavyenin sağ kısmını fare ile birleştirmişler. farenin scroll düğmesini ise klavyenin sol kısmının en altına yerleştirmişler. Benim açımdan pek kullanılabilir olduğu söylenemem, zaten şuan satışı bulunmuyormuş, 2008 yılı içerisinde piyasaya çıkacağı söyleniyor.
  • 2. The Evolution Keyboard
    \

    ayrılıp tekrar monte edilebilir sağ sol alanları 90 derece döndürülebiliyor. Fiyatı ise 400 $ ile 700 $ arasında değişebiliyormuş.
  • 3. The Wearable Keyboard
    \

    taşınabilir klavye her ne kadar kullanışsız olduğu düşünülebilsede böyle bir ürün mevcut ve USB girişi ile kullanılabiliyor.
  • 4. The Optimus Maximus Keyboard
    \

    Sanırım aralarındaki kişiselleştirme yönünden en kullanışlı olanı bu klavye. Her tuşun birer LCD ekranı olduğu klavyede her tuşun görevini (çıktısını) değiştirebiliyorsunuz, aynı zamanda değiştirdiğiniz tuş görevine göre yeni görünüme sahip oluyor. Tamamen kişiselleştirilebilir bir klavye istiyorsanız size maliyeti 450 $.
  • 5. The Virtual Keyboard
    \

    Bilgisayar ile iletişimini bluetooth teknolojisi ile sağlayan lazer klavyenin fiyatı 150 $ civarındaymış.
  • 6. The SafeType
    \

    Değişik alanları değişik açılarda oynatabildiğiniz klavye bulunduğu alana uyum sağlayabilmesi açısından geliştirilmiş. Fiyatı 300 $.
  • 7. The Tidy Tippist
    \

    Başka yerde görsem klavye olduğunu düşünemeyeceğim tamamen dekoratif ve su geçirmez bir klavye, fakat henüz piyasada satışı bulunmamaktaymış, 2008'de piyasaya girmesi bekleniyor.
  • 8. The AlphaGrip Keyboard
    \

    joystick tarzındaki klavye USB girişi ile kullanılabiliyor. Yatakta uzanarak veya herhangi bir pozisyonda rahatça kullanılabildiği söylenen klavyeyi elinize aldığınızda dakikada 50 ile 70 arasında kelime yazılabildiği idda ediliyor. Fiyatı ise 100 $.
  • 9. The ElekTex Fabric Keyboard
    \

    Tuş takımı dokuma kumaştan üretilen klavye kablosuz (wireless) çalışıyor. Çalışmanız bittiğinde katlayıp bir kenara kaldırabilmeniz kapladığı küçük alan açısından avantaj sağlıyor. Fiyatı ise 80 $ civarında.
  • 10. The FingerWorks TouchStream LP
    \

    Hem fare hem de klavye görevi gören tasarımın tuş takımları yazmaya çalıştığınızda değişik hissetmenizi sağlayacak kadar düz ve sabit (flat). Alışılmıştan uzak tuş takımına sahip olan ürünün fiyatı 350 $.

Aralarından benim en çok beğendiğim ise 4 numaralı tamamen kişiselleştirilebilir The Optimus Maximus Keyboard oldu. Sağladığı esnek kişiselleştirme tekniği ile gerçekten 450 $'ı hakettiğini düşünüyorum. Tabi almam o ayrı konu :)

psd to swf güzel bir araç

Eğer siz de benim gibi web tasarımı ile uğraşıyorsanız ve en büyük hayallerinizden biri photoshop ile hazırladığınız arayüzü flash'a kolayca aktarmak ise Auto FX tarafından yapılmış xtivity adlı bu programı tavsiye ederim. Programın

xtivity
xtivity
marifeti hazırlamış olduğunuz psd dosyasını swf'ye kolay ve zahmetsizce dönüştürmesi. Ne kadar profesyonelce olduğu tartışılır ama bir göz atmak isterseniz bu adresten 30 günlük deneme sürümünü indirebilirsiniz.

Nadir Linux Virüslerinden Korunmak

\

Orjinalinin şurada bulunduğu bu güzel makaleyi sizlerle dilim döndüğünce paylaşmak istedim. Bu makaleden sonra linux işletim sistemlerine özgü yazılan virüslerin neden gözde olmadığını ve böylece neden nadir görüldüğünü daha iyi kavrayabileceksiniz.

Tahmini olarak şuan ortamda 100 ile 500 arası linux sistemlerine özgü virüs bulunmaktadır. Az sayıda olan linux virüslerinin hiçbiri şuana kadar önemli derecede salgın oluşturmamıştır. Sayıları ciddi değerlere sahip olan windows işletim sistemlerine özgü yazılan virüslere göre linux işletim sistemlerine özgü virüsler "önemsizdir" denilebilir. Bu durum iki soruyu aklımıza getirmektedir:

  • linux işletim sistemlerine özgü virüslerin sayısı neden çok az?
  • linux anti-virüs araçları önemli mi?

Birinci sorumuzun cevabı aslında windows ve linux işletim sistemlerinin genel yapıları arasındaki önemli farklılıktan kaynaklanıyor. Çok kullanıcılı yetki sistemi (multi-user access) önemli sayılabilecek virüsleri dahi zararsız kıldığından linux işletim sistemleri virüslere hiç misafirperver davranmıyor diyebiliriz.

Örnek olarak:

Virüs saldırıları genel olarak kurbanın zararlı betiği içeren bir mail almasıyla başlamaktadır. Eğer kullanıcı ekteki zararlı kodu çalıştırmaya kalkarsa windows ortamında kod uygun uzantıyı içeriyorsa sorunsuzca çalışacaktır. Daha da kötüsü, bazı akıllı windows'a özgü virüsler kullanıcın zararlı betiği çalıştırmasını bile gerektirmeden windows ortamının kendisine sağladığı faydalardan(!) yararlanarak kurban postasını okur okumaz çalışabilmektedir. Birçok windows kullanıcısı (özellikle Windows XP kullanıcıları) bilgisayarını yerel yönetici hakları ile birlikte kullanmaktadır. Bu nedenle mail yoluyla okuduğunuz bir metindeki ek dosya bütün bir host'un zarar görmesine neden olabilmektedir.

Aynı durumu linux işletim sistemleri üzerinde ele alalım. Öncelikle linux yetki modeline göre mail ile edindiğimiz ek zararlı dosya çalıştırılmayacaktır. Ek dosya çalıştırılabilmesi için "çalıştırılabilir" (execute) yetkisine sahip olmalıdır. Bu nedenle zararlı betiğin sistemde çalışabilmesi için kullanıcın ek dosyayı bilgisayarına kaydedip "çalıştırılabilir" izni vermesi gerekmektedir. Fakat zavallı zararlı betiğimizin kullanıcının kendi kısıtlı yetkileri ile çalıştırılabilmesine izni olduğundan bütün bir host'u etkileme garantisi hala yoktur. Kullanıcımız root (en yüksek haklara sahip ana kullanıcı) haklarıyla çalışan acemi bir kullanıcı olmadığı sürece (ki linux dağıtımları genellikle buna karşı uyarırlar) zararlı betiğin kullanıcın sistemine etkisi çok kısıtlıdır.

Linux bu denli sağlam bir modele sahip olduğu halde bazı güvenlik uzmanları iki ayrı platform için hala bir tehlikenin olduğuna kanaat getiriyorlar: platformlar arası zararlı betiğin aktarılması. Mail ile edindiğimiz zavallı zararlı betik bizim linux işletim sistemine sahip bilgisayarımızda kendi haline bir köşede otururken, bir ihtimal olarak arkadaşımızın windows işletim sistemine sahip olan bilgisayarına bizim tarafımızdan aktarıldığında orada ahkam kesen bir magandaya dönüşebilmektedir. Bu ihtimalin var olduğuna şüphe olmamasına rağmen linux işletim sistemlerine özgü bir anti-virüs uygulaması edinilmesini gerektirecek kadar önemli değildir.

Güvenlik uzmanları anti-virüs sistemlerini linux işletim sistemlerine yaymak yerine, güvenlik için harcanan dolar'larını kendileri adına veya yeni oluşan tehlikeleri saymak amaçlı kullanmalıdırlar.

Son olarak, güvenliğin statik (durağan) bir ürün veya durum olmadığını, hayat zincirine (lifecycle) benzer bir döngüye sahip olan bir süreç olduğunu belirtmek gerekiyor. Birbiriyle hemen hemen aynı değere sahip olan binlerce teklikeyi ve virüs gelişimdeki eğilimleri düşünün. Özellikle herhangi birinin Linux platformunu etkileyip etkileyemeyeceğini...